>



sub umbra alarum tuarım

ahmedi

hüzün kokar sonbaharda açan çiçekler..

Kategori: siir
bir deli kızıllık sararken ufukları
hüzün kokar sonbaharda açan çiçekler..

mavi parıltısını terkeder geceye yalnız deniz
hasretin habercisi olur dedikoducu gölgeler..

ıssız sokaklara mahzun bir bakış atar
camlardaki erguvan desenli perdeler..

sözlerin vurgun olduğu bu diyarda
sessiz çığlıklar atıverir saatler..


19:50 - 14/11/2008 - yorum {yok} - yorum yaz

alışamadı ayakları kara toprağa

Kategori: siir
ıssız denizlerin yalnız bekçisi
yüreğimdeki yangın yerinin biçaresi
saçlarında aklar; çilenin göstergesi
son avı ona ölümün hediyesi.

ihtiyar balıkçının efsanesi
rıhtım serserisinin bestesi
ıslık misali denizin sesi
eşlik eder denizde verdiği son nefesi.


bilmediği maviliklerin gölgesi
çağırır meleklerin gülümsemesi....


02:20 - 26/8/2008 - yorum {1} - yorum yaz

avare

Kategori: siir
yalnızlar şehrinin avare yüreği
elleri cebinde arşınlar caddeleri
sokak lambalarının sayarak
hatırlar mazideki güzel günleri

gözlerindeki yaşlar ıslatsada parkeleri
aldırmaz bir tavırla süzer vitrinleri
geleceğe umutla bakarak
bekler hasretle taze günleri...

02:27 - 20/6/2008 - yorum {yok} - yorum yaz

YEDİTEPEDE BİR SULTAN

Kategori: siir

 

''İstanbul, ayrılmanın ölüm kadar acı geldiği, uğruna be şarkılar ne şiirler adanmış bir sevgilidir. Öyle vefalı bir yardır ki; üzerinde yaşayan sevdalılarını koynunda yatırıp saklamıştır yüzyıllarca. Konstantinopolis olduğu devirlerde de sanatçılar en güzel eserlerini bu şehrin havasını teneffüs ederek, mehtabını seyrederek ortaya çıkarmış. Boğazın meltemi, yüzyıllardır yüreklere güllerin tomurcuklarını savurup durmakta hâlâ. Şehr-i payitaht olduğunda da şehzadeler, İstanbul kadar güzel cariyelerini bu eşsiz şehirde gezdirdiler, yemyeşil ağaçların zümrüt renginin yansıdığı bahçelerde… Üstadın dediği gibi; “Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar”dır İstanbul’un. Herkesin doğduğu, büyüdüğü topraklar yardır kendisine. Acılarımızı, sevgilerimizi, en gizli sırlarımızı bilirler.

“Yeditepede Bir Sultan”da, tüm zamanların ve duyguların, boğazın serin sularında pırıldayan yakamozların güzelliklerini göreceksiniz. Aşk ve insana dair her şey… ''

 

 

Efendim müsaade ederseniz ufak bir tanıtım yapayım.Kitabın yazarı Özlem Doğan benim ablam olur da....Keyifle okumanız temennisiyle.....

http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=432774

20:35 - 30/5/2008 - yorum {1} - yorum yaz

unutulan

Kategori: siir

Pers saraylarının büyülü camlarında

Işıklar rakseder bütün ihtişamıyla

Nihavent bir şarkının bestesi çalınır

Aşıkların mücevher işli sazlarında

Rüzgar taşır sözleri masal edasıyla

13:33 - 27/5/2008 - yorum {yok} - yorum yaz

Kategori: siir

 

yalnızlar...................

unutulmuşlar..................

ama hatırlanmak için sebepte bırakmamışlar.

genede zorlada olsa,

hatırlandılar.

hayal meyal, gölgesiz ve flu.....

 

acı bir tat var ağzımda.

hafif kekremsi.

yutkunamıyorum...........

 

gözlerim nemli mi?

hafifte kızarıklık var galiba?

hayır üzgünüm,

ama gidişine değil

bir hoşçakal bile demeyişine....

 

koca bir ağacın dibine oturdum

gidişini uzaktan seyredebilmek için..

sırtımı yasladım ve

geri dönüşünü hayal ettim.

pervasızca ve umutsuzca....

19:40 - 31/8/2007 - yorum {1} - yorum yaz

annem

Kategori: siir

o beyaz saçlarını

hayata karşı

bir sevinç rüzgarı

bulmuş gibi dalgalandıran

tek aşkım..

 

annem benim....

 

kınalı elleriyle

pamuk yüreğiyle

karagözlü yarime

hissettiğim sevgiye

bin misli taş çıkarırcasına

saçlarıma dokunan..

 

annem benim......

 

en kuvvetli kara büyülerin

en güçlü mistik ayinlerin

tesir etmediği bir ruha

dua kisvesine bürünmüş gibi

fısıltıyla okuduğu sözcüklerle

içimi titreten...

 

annem benim.........

 

 

14:36 - 12/5/2007 - yorum {3} - yorum yaz

ümitsiz aşk...

Kategori: siir

 

sihrine kapıldığı o meleğin gölgesini kaybetmek..

sığındığı limandan dışarı çıkmasına mani olan tek sebep.

 

toz pembe hayalleri süsleyen kiraz dudaklı dilber !

bir faniyi ölüm yorgunluğuna hapsettin,

nefes almaya devam ederken..

 

mavi gökyüzünde pamuk şekeri misali dolaşan bulutlar

karalar bağlayıp ağladılar..

bu ümitsiz aşkın bedelini ödeyen yiğidin

hazin sonuna ağıtlar yakarak...

 

sığındığı limanda batırdı

kendini eskimiş bir sandal misali

şairin yalnızlar rıhtımı dizelerini okuyarak

 

büyük değildi hayalleri

ümitsizdi sadece.

 

gözyaşlarıyla büyüttüğü erguvanların kucakladığı bir kameriyede

aşkını ilan edecekti

tertemiz duygularını sererek ayaklarının altına...

 

papatya tarlasından geçerken onları ezmemek mümkün mü?

işte öyle tasvir et  beraber  yaşadıklarınızı

ey badem gözlü dilber!

saçlarını sevgiyle okşamak ne mümkün?

00:29 - 8/5/2007 - yorum {1} - yorum yaz

gibi...

Kategori: siir

kırmızı bir gül vardı elinde

köşede öylece durmuş beliyordu,

masumca yere bakarak...

 kımıldamadan saatlerce bekledi

ama beklediği gelmedi...

şimndi, bana bakarak gülümsüyordu

sanki kimsenin gelmemesine sevinmiş gibi...

elindeki güller ;

ömürlerinin son anlarını yaşadıklarınım anlarcasına

yere doğru eğilmişlerdi

sanki bir celladın önüne başını koyan idamlıklar gibi....

adım atmaya cesaret edemiyordu

sanki düşeceğini sanan yeni bir bebek gibi....

kırmızı güllerden bir yaprak düştü yere

bir kuş gibi süzülerek kondu kaldırıma

düşen yaprağa baktı

ve sanki gözünden bir damla yaş aktı.....

kaybolan bir sevgiye yakılan ağıt gibi

 

 

 

 

22:20 - 25/10/2006 - yorum {yok} - yorum yaz

M.............

Kategori: siir

M.........  ne de güzeldi gözlerin

 bana bakarken tatlı tatlı,

 dalardım hulyalara

M........... ne de yumuşaktı saçların

 okşarken elimle,

 rüzgarda uçuşuverirdi

M............ kaçar mısın benimle

derdim, kızarırdı yüzün

mırıldanarak evet derdin

M............ hani tutardım ya

elerinden, titrerdi sanki

çırpınan bir kuş gibi

M........... lise aşkı değildi bizimkisi

ama lise aşklarından daha güzeldi

saf, temiz, masum, deli dolu, özgür, tutkulu

M............ şimdi bakıyorum arkandan

tutmuşsun çocuklarının elinden,

gidiyorsun ve yanında eşin...

M........... iyi bir insan senin şu kocan

geçen kahvede bir çay içtik beraber

herkes bana bakarken acıyla

M............ ben acıların çocuğu değilim

acıların büyüttüğü bir çocuğum

yüreğinin hala deli gibi çarptığı

M........... bilirsin hiç çılgın değilimdir

hiç yapmadım çılgınlık,

ama şimdi yapacağım şey ........

12:38 - 23/7/2006 - yorum {1} - yorum yaz

Sonraki Sayfa
Tanım
cogito ergo sum

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
google
mynet
ara bul
yahoo
hotmail
alta vista

Son Yazım
- hüzün kokar sonbaharda açan çiçekler..
- alışamadı ayakları kara toprağa
- avare
- YEDİTEPEDE BİR SULTAN
- zaman ihtiyar arkadaşım benim
- unutulan
- Başlıksız
- BOSNA HERSEK - Srebrenica'ya ağlıyor-
- SREBRENİCA
- SREBRENİCA


Arkadaşlarım
- ahha
- zelis
- caglar
- jazzboy
- ebrese
- temizekran
- jazz
- deveze
- kevsergur
- nurla
- manifesto
- bereket
- ppencerem
- mavidiyar
- < Çocuk > ..
- elila
- herteldenolay
- mariahmimi
- gazelto96
- kostarico
- birdebenvarim
- urazz
- turkceyasam
- falbilimmerkezi
- ruyatabirler
- bilimyurdu
- kisamesaj
- makyajvebakim
- fusununyemekleri
www.kitapyurdu.com'dan satın al
tms